<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>F.U. TURKISH JOURNAL OF SCIENCE AND TECHNOLOGY</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12053</link>
<description/>
<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 01:02:13 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-08-11T01:02:13Z</dc:date>
<item>
<title>A study on catching freshwater crayfish, Astacus leptodactylus Eschscholtz 1823, and its some population characteristics</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/8473</link>
<description>A study on catching freshwater crayfish, Astacus leptodactylus Eschscholtz 1823, and its some population characteristics
Dartay, Mürşide; Ateşşahin, Tuncay
This study was carried out between July 2009 and March 2010, which is the first scientific survey on catching freshwater crayfish in the Keban Dam Lake Pertek region (38°49'271" N - 39°17'057" E), Catch per unit effort (CPUE) was 0.2 number/fyke net/number of trial. The most efficiently catching was in November (20 crayfish) and the least efficiently catching was in March (4 crayfish). The catching depth was between 3 and 16 meters. The sex ratio was 0.42/1 (female/male). The mean total length for males and females were 112.93 mm and 100.38 mm, respectively. The mean weight for males was 50.32 ± 4.34 g, for females was 35.82 ± 5.76. The legal length for freshwater crayfish is 100 mm. In this study was determined 76.6 % of samples total length higher than 100 mm, 23.4 % of samples total length lower than 100 mm. Caught crayfish had a linear relationship between carapace length and total weight in both gender (r2male=0.946, r2female= 0.704). According to the regression analysis, male crayfish had a positive allometric growth, females had a negative allometric growth (bmale=3.018, bfemale=2.338). It was determined that abdomen of females was statistically wider than male’s abdomen (p&lt;0.05). On the other hand, chelae width and chelae length for males were statistically higher than females (p&lt;0.05). It can be said that population of crayfish in the region is not sufficient for commercially catching; however, it will be able to supply an important economic benefit by getting increase in the future.; Kerevit (Astacus leptodactylus) avcılığı üzerine ilk bilimsel çalışma özelliğini taşıyan bu araştırma, Temmuz 2009 - Mart 2010 tarihleri arasında Keban Baraj Gölü Pertek Bölgesi’nde gerçekleştirildi (38°49'271" N - 39°17'057" E). Birim çabadaki av miktarı (CPUE) 0,2 adet kerevit/pinter/deneme sayısı olarak hesaplandı. En verimli avcılık Kasım ayında (20 adet), en az avcılık Mart ayında(4 adet) gerçekleşti. Pinterler 3-16 m arasındaki derinliklere atıldı. Populasyondaki dişi / erkek oranı 0,42/1,00 olarak belirlendi. Kerevitlerin ortalama boyları erkek kerevitlerde 112,93 ve dişi kerevitlerde 100,38 olarak saptandı. Erkek kerevitlerin ortalama ağırlığının 50.32 ± 4.34 g, dişilerin ortalama ağırlığının ise 35.82 ± 5.76 g olduğu tespit edildi. Avlanabilir boydaki ( ≥ 10 cm) bireylerin oranı % 76.6, 100 mm’nin altındaki bireylerin oranı % 23.4 olarak hesaplandı. Avlanan erkek ve dişi kerevitlerde (Astacus leptodactylus) karapaks uzunluğu ile vücut ağırlığı arasında doğrusal bir ilişkinin olduğu (r² erkekler= 0.946 ve r² dişiler= 0.704) saptandı. Bununla birlikte, regrasyon analizlerinden erkek kerevitlerde pozitif allometrik bir büyümeyi, dişilerde ise negatif allometrik bir büyümenin olduğu tespit edildi (eğim erkekler= 3,018 ve eğim dişiler= 2,338). Dişilerin erkeklere göre abdomenlerinin istatistiksel olarak önemli derecede geniş olduğu (P &lt; 0.05), erkeklerin ise dişilere göre kıskaç genişliğinin ve kıskaç ile kıskaç ayaklarının istatistiksel olarak önemli derecede uzun olduğu saptandı (P &lt;0.05). Sonuç olarak, A. leptodactylus türü kerevitlerin bu bölgede zaman içerisinde populasyonlarındaki artışla birlikte ülke ve yöre ekonomisine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2013 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/8473</guid>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Complex solutions for Burgers-Like equation</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/8472</link>
<description>Complex solutions for Burgers-Like equation
Gençoğlu, Muharrem Tuncay
In this paper, a direct algebraic method for the complex solutions of the Burgers-Like was implemented. Several&#13;
complex solutions of the Burgers-Like were found by using this technique; Bu çalışmada Burgers-Like denkleminin karmaşık çözümleri için doğrudan cebirsel metodu uygulanmıştır. Bu&#13;
teknik kullanılarak Burgers-Like denkleminin birkaç tane karmaşık çözümü bulunmuştur
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2013 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/8472</guid>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Seed fatty acid amounts of some Salvia L. taxa in Elazig</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/8471</link>
<description>Seed fatty acid amounts of some Salvia L. taxa in Elazig
Kurşat, Murat; Sarı, Aysel; Civelek, Şemsettin; Emre, İrfan; Yılmaz, Ökkeş
Fatty acid amounts in mature seeds of thirteen Salvia L. taxa were determined by using gas chromatography in this study. Palmitic acid (C 16:0; 4.2-11.7 %) was major saturated fatty acid among in the studied Salvia species. Results of present study indicated that the seed oils of studied Salvia L. taxa have oleic acid (C 18:1 n-9), linoleic acid (C18:2 n-6) and linolenic acid (C 18:3 n-3) as unsaturated major fatty acids. The highest oleic acid (C 18:1 n-9) amount is found in S. tricholoda Bentham (30.7 %) but it is found at the lowest level in S. verticillata L. subsp. verticillata (11.3 %). Also, linoleic acid (C 18:2 n-6) amount was highest in S. euphratica var. leicaliyeina (60.4 %) but it was found at the lowest levels in S. aethiopis (12.1 %). However, linolenic acid (C18:3 n-3) amount of the Salvia L. seeds studied showed the greatest variation (0.5-57.8 %). As a result, present study determined that Salvia L. species had the highest unsaturated fatty acid amounts (81.5-94.4 %) and low saturated fatty acid amounts (5.8-18.3 %).; Bu çalışmada, on üç Salvia L. taksonu tohumlarındaki yağ asidi miktarları gaz kromatografisi kullanılarak tespit edildi. Çalışılan Salvia türleri arasında palmitik asit (C:16 0; % 4.2-11.7) başlıca doymuş yağ asididir. Bu çalışmanın sonuçları çalışılan Salvia L. taksonlarının tohumlarında major doymamış yağ asitleri olarak oleik asit (C 18: 1 n-9), linoleik asit (C 18: 2 n-6) ve linolenik asitin (C 18: 3 n-3) olduğunu göstermiştir. En yüksek oleik asit (C 18: 1 n-9) miktarı S. tricholoda Bentham’da (% 30.7) iken en düşük oleik asit miktarı S. verticillata L. subsp. verticillata’da (% 11.3) bulunmuştur. Ayrıca, linoleik asit (C 18:2 n-6) miktarı en yüksek oranda S. euphratica var. leicaliyeina (% 60.4)’da bulunurken en düşük oranda ise S. aethiopis (12.1 %)’te bulunmuştur. Bununla birlikte çalışılan Salvia tohumlarının linolenik asit (C18:3 n-3) miktarları büyük varyasyon göstermiştir (% 0.5-57.8). Sonuç olarak bu çalışma Salvia L. türlerinin yüksek oranda doymamış yağ asidi miktarına (% 81.5-94.4) ve düşük oranda doymuş yağ asidi miktarına (% 5.8-18.3) sahip olduklarını belirlemiştir.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2013 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/8471</guid>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Antioxidative activity and phytochemical composition of dried apricot</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/8470</link>
<description>Antioxidative activity and phytochemical composition of dried apricot
Erden, Yavuz; Bircan, Burak; Yılmaz, Ökkeş; Erecevit, Pınar
In this study, the phytosterol and vitamin values of apricot fruits, which had been dried with different methods, and the antioxidant activity against iron (II) chloride (FeCl2) and hydrogen peroxide (H2O2) induced in vitro hepatitis oxidation have been determined. In addition, antioxidant capacity of apricots was determined by using DPPH free radical. As a result, apricot extracts inhibited lipid peroxidation and protected amount of total protein. Additionally, DPPH free radical scavenging effect of the species showed a parallel increase in dose. We think that rich phytochemical compounds of apricot fruits (for example; phytosterols, flavonoids, polyphenols and vitamins) play a role in this effect.; Bu çalışmada, farklı yöntemlerle kurutulmuş kayısı meyvesinin fitosterol ve vitamin seviyeleriyle, demir (II) klorür ve hidrojen peroksitle indüklenen in vitro karaciğer oksidasyonuna karşı antioksidan aktivitesi belirlendi. Ayrıca kayısının antioksidan kapasitesi DPPH serbest radikali kullanılarak belirlendi. Sonuçta, kayısı ekstraktları lipid peroksidasyonunu önledi ve total protein miktarını korudu. Buna ek olarak, türlerin artan doza paralel olarak DPPH serbest radikali temizleme etkisi görüldü. Biz bu etkinin kayısı meyvesindeki zengin fitokimyasal kompozisyonun (örneğin; fitosteroller, flavonoidler, polifenoller ve vitaminler) rol oynadığını düşünüyoruz
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2013 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/8470</guid>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
