<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/11734</link>
<description/>
<pubDate>Fri, 29 May 2026 21:13:55 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-29T21:13:55Z</dc:date>
<item>
<title>Zaman yönetimi becerileri İle erteleme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Elazığ Sağlık Kuruluşları örneği</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/20986</link>
<description>Zaman yönetimi becerileri İle erteleme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Elazığ Sağlık Kuruluşları örneği
Deniz, Seda; Demirel, Erkan Turan
Hayatımızın önemli bir parçası olan zaman, tanımlanması çok zor olan soyut ve göreceli bir kavramdır. Bu &#13;
sebeple zaman hakkında kesin bir tanım ortaya konmamış, herkes farklı tanımlarda bulunmuştur. Zaman, &#13;
olayların geçmiş, bugün ve gelecek olarak gerçekleştiği, insanların kontrolünün dışında geçip giden bir &#13;
kavramdır. Zamanın insan üzerindeki etkileri fiziksel, psikolojik, felsefik ve biyolojik olarak dörde &#13;
ayrılmaktadır. Herhangi bir işte çalışan bütün insanlar zamanlarını etkin ve verimi kullanmak zorundadır. İşte &#13;
bu zorunluluk da “zaman yönetimi” kavramının doğmasına neden olmuştur. Zaman yönetiminin ana gayesi &#13;
bireyden istenen işleri verilen süre içerisinde planlayabilmektir. Zaman yönetiminin dikkatli bir şekilde &#13;
yapılmaması birçok soruna neden olmaktadır. Bunlardan biride Erteleme davranışının ortaya çıkmasına zemin &#13;
hazırlamasıdır. Erteleme ise mantıklı veya geçerli bir sebep olmaksızın yapılması gereken bir işin sonraya &#13;
bırakılmasıdır. Bireyler bazı zaman veya durumlarda yapmaları gereken işlerde erteleme davranışı &#13;
gösterebilirler. &#13;
Yukarıda verilen bilgiler göz önüne alındığında bu çalışmanın amacı “zaman yönetimi becerileri ile erteleme &#13;
davranışı arasındaki ilişki nedir?” sorusuna bilimsel bir kanıta dayalı bir cevap bulmaktır. Araştırma sorusuna &#13;
bağlı olarak geliştirilen araştırma hipotezi ise “zaman yönetimi becerileri ile erteleme davranışı arasında &#13;
negatif bir ilişki vardır” şeklindedir.&#13;
Bu çalışmanın evrenini, Elazığ il merkezinde bulunan kamuya ait hastanelerin çalışanları oluşturmaktadır. &#13;
Elazığ il merkezinde kamuya ait olan 4 hastane bulunmakta ve bu hastanelerde toplam 3712 sağlık çalışanı yer &#13;
almaktadır. Araştırmanın sahip olduğu veriler anket yöntemiyle Şubat-Nisan 2020 tarihleri arasında sağlık &#13;
çalışanlarından toplanmıştır. Veriler, 5’li likert tipi derecelendirilen “zaman yönetimi” ve “erteleme davranışı” &#13;
ölçeklerinin uygulanmasıyla elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre zaman yönetimi becerileri &#13;
ile erteleme davranışı arasında yaklaşık %33 oranında negatif yönlü ve orta düzeyde bir etki söz konusudur. &#13;
Zaman yönetimi becerileri (bağımsız değişken), erteleme davranışı (bağımlı değişken) üzerindeki değişimlerin &#13;
yaklaşık %11’inin açıklayıcısı görünmektedir (r = -0,330; r2 = 0,106).
</description>
<pubDate>Sun, 15 Aug 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/20986</guid>
<dc:date>2021-08-15T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>İletişim çatışmaları ile örgütsel güven arasındaki ilişkide empatik eğilimin aracılık rolü: Elazığ sağlık çalışanları örneği</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/20961</link>
<description>İletişim çatışmaları ile örgütsel güven arasındaki ilişkide empatik eğilimin aracılık rolü: Elazığ sağlık çalışanları örneği
Çitil Şap, Tuğba; Demirel, Erkan Turan
İletişim çatışmaları, güven ve empati kavramları arasındaki ilişkilerin kavramsal çerçevesinin değerlendirilmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır. İnsanoğlu var olduğundan beri sürekli çevresi&#13;
ile iletişim halindedir. İnsan, yaşamı boyunca sürekli kurduğu iletişim sayesinde ilişkilerini iyi ya da&#13;
kötü yönde sürdürmektedir. Bu süreçte, kaçınılmaz olan iletişim çatışmaları insan ilişkilerinin olduğu&#13;
her yerde karşımıza çıkmaktadır. İnsan ilişkilerinin olduğu her yerde güven ve empati de iletişimin&#13;
olmazsa olmazlarındandır. İletişim çatışmalarının doğru bir şekilde yönetilmediği örgütlerde kaçınılmaz olan çatışmanın olumsuz etkileri, karşılıklı empati ve güven ortamı oluşturularak ortadan&#13;
kaldırılabilir. Beşeri ilişkileri gelişmiş yöneticilerin olduğu örgütlerde oluşan iletişim çatışmaları, yöneticilerin iletişim becerileri, oluşturduğu güven ortamı ve empati becerisi sayesinde en az zararla&#13;
atlatılabilir. Güven ortamının hâkim olduğu örgütlerde iletişim çatışmaları en az seviyede görülmektedir. İletişim çatışmalarının yoğun olduğu örgütlerde güven duygusu, güven iklimi ve güven kültürü&#13;
en alt seviyededir. Çalışanların birbirlerini anladığı, saygılı ve mutlu bir çalışma ortamı güven ikliminin yerleşmesiyle oluşmaktadır. Aynı zamanda empati yeteneğinin zayıf olduğu örgütlerde iletişim&#13;
çatışmaları oldukça fazla görülmektedir. Kısacası iletişim çatışmalarının boyutu kişiler arası, örgütsel&#13;
ve toplumsal iletişim, güven ve empatinin senteziyle belirlenir.&#13;
Yukarıda ifade edilen bakış açısından hareketle, araştırmanın temel hipotezi şöyle belirlenmiştir:&#13;
İletişim çatışmaları ile örgütsel güven ilişkisinde empatik eğilim aracı değişken rolü oynamaktadır.&#13;
Araştırmanın evrenini, Elazığ’da yer alan hastanelerin çalışanları oluşturmaktadır (N=3712). Minimum örneklem hacmi (n) 349 hesaplanmıştır. Değerlendirilen anket formu sayısı 352’dir. Araştırma&#13;
sonunda, temel hipotezin desteklendiği bulgulara erişilmiştir. Aracılık etkisi kısmi olarak tespit edilmiştir ve etki büyüklüğü orta düzeydedir.
</description>
<pubDate>Sat, 12 Dec 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/20961</guid>
<dc:date>2020-12-12T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Acil servis çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi: Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi örneği</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/20907</link>
<description>Acil servis çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi: Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi örneği
Demirel, Erkan Turan; Sezgin, Eray Ekin; Kaya, Enes
Günümüzün bir gerekliliği olarak; hastalar için en iyi ve kaliteli hizmetin sağlanması, küreselleşme ve sonucunda ortaya çıkan rekabete uyum sağlayabilme noktasında hastanelerin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Hastane çalışanları, hasta ve yakınlarının sağlık hizmetinden en iyi ve kaliteli bir şekilde yararlanması adına emek harcamakta ve bu hizmeti yerine getirirken hasta güvenliğine riayet etmek durumundadırlar. Özellikle acil servisler hastanelerin en yoğun çalışma ortamlarının başında gelmektedir. Acil servislerde sağlık bakımında standardizasyonu sağlamak için hasta güvenliği bileşenlerinin yerine getirilmesi büyük bir önem arz etmektedir.&#13;
Bu doğrultuda, bu çalışma ile acil servis çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde görev yapan acil servis çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, anket yöntemi ile toplanmıştır. Veriler, SPSS 22 paket programı ile analiz edildi ve verilerin değerlendirilmesinde psikometrik analizler (iç tutarlık katsayısı), tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) ve parametrik (bağımsız t-testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA)) karşılaştırma istatistikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların hasta güvenliği tutumlarının orta (X̅ =3,08; ss=1,03) kabul edilebileceği kanısına varılmıştır. Ayrıca çalışmamızda katılımcıların hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının mesleki tecrübelerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/20907</guid>
<dc:date>2019-09-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Sosyal aylaklık üzerine ampirik bir araştırma</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12160</link>
<description>Sosyal aylaklık üzerine ampirik bir araştırma
Demir, Yeter Uslu; Çavuş, Mustafa Fedai; Demirel, Erkan Turan
Nowadays, each business which targets achievement have to trust and be generous towards its employees. It is proven in researchs that employees cooperation and solidarity are compulsary for the company's success. Also, business success depend on employees share the same target and complement each other. To prevent social idleness as a result of team works take part a lot more in business, is a necessity for executives. Social idleness is the effort of individuals as a member of a group is less than the effort of individuals as individualy. The results of researchs demonstrate that social idleness is a social disease might form negative consequences for individuals, social institutions and society . &#13;
Günümüzde başarıyı hedefleyen her işletme, çalışanlarına güvenmek ve çalışanlarına karşı cömert olmak durumundadır. Çalışanlar arasındaki işbirliği ve dayanışmanın, işletmenin başarısı için zorunlu olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmaktadır. İşletmenin başarısı aynı zamanda çalışanların aynı hedefi paylaşmalarına ve birbirlerini tamamlamalarına bağlıdır. Nitekim ekip çalışmalarının işletmelerde çok daha fazla yer tutması sonucunda sosyal aylaklığın önüne geçmek yöneticiler açısından zorunluluk arz etmektedir. Sosyal aylaklık, grup üyesi olarak harcanan çabanın bireylerin tek tek harcayacağı çabadan daha az olmasıdır. Sosyal aylaklığın yapılan araştırmalar sonucunda, bireyler, sosyal kurumlar ve toplumlar için olumsuz sonuçlar oluşturabilecek bir sosyal hastalık olduğu ortaya konulmuştur.; Günümüzde başarıyı hedefleyen her işletme, çalışanlarına güvenmek ve çalışanlarına karşı cömert olmak durumundadır. Çalışanlar arasındaki işbirliği ve dayanışmanın, işletmenin başarısı için zorunlu olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmaktadır. İşletmenin başarısı aynı zamanda çalışanların aynı hedefi paylaşmalarına ve birbirlerini tamamlamalarına bağlıdır. Nitekim ekip çalışmalarının işletmelerde çok daha fazla yer tutması sonucunda sosyal aylaklığın önüne geçmek yöneticiler açısından zorunluluk arz etmektedir. Sosyal aylaklık, grup üyesi olarak harcanan çabanın bireylerin tek tek harcayacağı çabadan daha az olmasıdır. Sosyal aylaklığın yapılan araştırmalar sonucunda, bireyler, sosyal kurumlar ve toplumlar için olumsuz sonuçlar oluşturabilecek bir sosyal hastalık olduğu ortaya konulmuştur.
</description>
<pubDate>Wed, 20 Jun 0008 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/12160</guid>
<dc:date>0008-06-20T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
